El Değmemiş Doğal Güzellik: İğneada

17-18 Mayıs 2012 tarihlerinde bir konferansa katılmak amacıyla düştü yolumuz Türkiye’nin en kuzey-batı noktasındaki İğneada’ya. Kırklareli’ne bağlı Demirköy’de bulunan İğneada’nın 33 km uzunluğundaki kum sahili gerçekten güzel. Avrupa’nın en eski çiftçi yerleşiminin de olduğu bu bölgede Longoz ormanları, Mert, Saka, Hamam, Pedina ve Çilingoz gölleri gibi birçok doğal güzellik de mevcut.P1050318İğneada’ya yaklaştığınızda gördüğünüz Yıldız dağları ormanları etkileyici. İğneada’nın en dikkat çekici binası ise bizim de kaldığımız İğneada Resort Hotel. Denize sıfır konumlandırılmış otelin, odalarının içi ve oda manzaraları oldukça güzel. Restoran bölümünün manzarası ise harika.

P1050295 P1050294Otelimize yerleştikten sonra İğneada’nın güneyinde bulunan İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı’na gittik. Buranın yakınlarında bulunan Hamam ve Saka göllerini görmek istiyorduk ancak belli bir noktadan sonra arabayla ilerlemek mümkün olmadı. Çünkü longoz ormanları Yıldız dağlarından akan sularla beslenen göllerin ilk baharda taşarak düz araziyi kaplamasıyla oluşmuş suyla kaplı ormanlar. Buralar kış ve ilkbaharda tamamen sularla kaplanıyor, yazları ve sonbaharda ise sular çekiliyormuş. Gerek Avrupa’da gerekse ülkemizde nadir bulunan longoz ormanlarının devamlılığı taban su seviyelerine bağlı olduğundan mayıs ayında dahi arazide su bulunması sevindirici.P1050280

Bu engeller bizi durduramaz deyip ayaklarımıza torbalar geçirerek suları aşmayı başardık.

Ancak bir sonraki su birikintisi ayakkabıya geçirilmiş torbalarla da aşılamayacak kadar büyük olduğundan gölü göremeden geri dönmek zorunda kaldık. Bu açıdan bölgeyi kış-ilkbahar döneminde ziyaret edeceklere yanlarında çamura ve suya dayanıklı botlar getirmelerini tavsiye ederim. Yine de milli parkın gidebildiğimiz kısımlarındaki görüntüler oldukça etkileyiciydi. P1050288 P1050290Longoz ormanları dişbudak, kayın, meşe, ıhlamur, kızılcık ve gürgen gibi ağaçları bünyesinde barındırıyor. Bölgede kuş çeşitliliği de oldukça fazla. Ak kuyruklu kartal, kerkenez, kara leylek, sakarca, ağaçkakan, karabatak, akbalıkçıl ve sakarmeke gibi kuş türlerini görmek mümkün. Ormanda dolaşırken gördüğümüz kara leylekler oldukça etkileyiciydi.P1050274 İğneada Resort Otel’in kuzeyinde ise Limanköy köyü bulunuyor.  Limanköy’deki deniz fenerleri hoş bir manzara sunuyor. Tepedeki restoranlardan tüm koyun manzarasını seyrederken birşeyler yeyip içmek de günün yorgunluğunu atmak için ideal.P1050322

Bu muhteşem doğayı rehber eşliğinde gezmek isteyenler için longoz ormanlarında fayton ve bisiklet turlarına katılmak da mümkün. Ayrıca kumsalda ata binmek de yapılabilecek aktiviteler arasında. Hatta oteldeki broşürde bu sulak alanlarda hovercrafta dahi binilebildiğini yazıyordu. Biz ise biraz yeme-içme odaklı olduğumuz için şöyle güzel bir balık yiyelim diyerekten yakınlardaki Kıyıköy’e gitmeye karar verdik.

Yol oldukça güzel. Köylerin içinden geçerek ormanların arasında kıvrıla kıvrıla ilerlemek oldukça keyifli. Kıyıköy hoş bir balıkçı kasabası ancak biz vardığımızda müthiş bir fırtına vardı ve bu nedenle sokaklarında pek fazla dolaşamadık. Yol bizi acıktırdığından hemen yemeğe yöneldik. Yerellerin de tavsiyeleri ile limanı tepeden gören Köşk restorana gittik. Balıklar lezzetli olmakla birlikte biraz fazla yağ kullanılması ve karideslerin dondurulmuş olması birazcık hayal kırıklığı yaratsa da keyfimiz yerine gelmiş bir şekilde dönüş yoluna çıktık. Dönüş yolu ise biraz maceralı geçti. Kıyıköy çıkışında benzinimizi alıp İğneada’ya dönmeyi planlıyorduk ancak öyle olmadı. Benzinci pompasının bozulduğunu, bu nedenle akaryakıt satamadığını ifade etti. Benzin deposu ışığımız Kıyıköy’e girerken yanmıştı ve yol bilgisayarı aracın  35 km menzili olduğunu gösteriyordu. En yakın benzin istasyonu nerede diye sorduğumuzda ise Vize’de yanıtını aldık. Mesafe olarak ise 30-40 km kadar dedi pompacı. Söylerken ağızdan önemsizmiş gibi çıkan 10 kilometrecik fark bir anda çok büyük bir bilinmeyene dönüşmüştü bizim için. 25 km kadar gitmiştik ki menzil göstergesi (–) şekline dönerken, benzin ışığı yanıp sönmeye ve sesle ikaz etmeye başladı. Bu uyarılar içimizdeki heyecanı daha da artırdı. Tam bir benzin istasyonu gördük derken, onun da kapalı olması büyük bir darbe oldu. “Tüh be bir de dur kalk yaparak benzin harcadık” diyerek devam ettik. Stresli geçen ve gaza mümkün olduğunca az basmaya çalışarak kat edilen bir 10 dakikadan sonra nihayet benzin istasyonuna ulaştık ve derin bir oh çektik. Bölgeye gideceklere benzin konusunu iyi hesap etmelerini ve küçük yerleşim yerlerinde benzin bulamayabileceklerini hatırlatmak isterim.

İğneada’ya giderken görmeye değer olduğunu okuduğum bir başka yer de Dupnisa Mağarası idi. Konferans tamamlandıktan sonra Ankara’ya dönüş yolunda Demirköy sapağından girip Dupnisa Mağarası’na doğru yola koyulduk. Mağarayı gösteren levhalar oldukça küçük olduğundan ve hatta zaman zaman çalıların-dalların altında kaldığından görmek için dikkatli bakmak gerekiyor. Yol biraz dar ve kavisli ama yeşilin içinde harika manzaraların içinde ilerlemek oldukça zevkli.P1050303 P1050328

İğneada’dan yaklaşık 30-40 dk süren bir yolculuğun ardından Dupnisa’ya vardık ve girişteki açık araziye aracımızı bıraktık. Giriş ücreti yanlış hatırlamıyorsam 3 TL idi. Dupnisa mağarası yaklaşık 4 milyon yıldan beri oluşumunu sürdüren büyük bir yeraltı sistemi ve 2720 metre uzunluğuyla Trakya’nın en uzun ikinci mağarası olduğu söyleniyor. Mağaranın üst katını oluşturan Kuru Mağaranın 200 metrelik bölümü ile alt katını oluşturan Sulu mağaranın 250 metrelik kısmı 2003 yılında turizme açılmış. İçeride gerçekten inanılmaz görüntüler var. Mağaranın içinde bir de yer altı nehri bulunuyor ve bu nehrin oluşturduğu küçük göletler etraftaki damlataş sarkıt-dikit oluşumlarıyla başka bir gezegendeymişsiniz hissi veriyor. Mağaranın girişine giden yol ise birazcık dar ve yağmur yağınca çamur kayganlaşıyor. Eğer sez’in slovenya yazısında gördüğünüz mağaranın bir benzerini görmek isterseniz Dupnisa’yı da bir alternatif olarak düşünebilirsiniz.

P1050332 P1050340 P1050338 P1050333 P1050353   P1050348 P1050341 P1050359 P1050350 P1050365 P1050360

Mağaranın çıkışı girişinden de kötüydü. Düzgün bir yol bulunmadığı için dik bir yamaçtan el yordamıyla aşağı iniliyor. Bu yüzden biz de dahil etraftaki hemen hemen herkes birkaç kere kayıp düşme tehlikesi yaşadı. Umarım bir gün taştan ya da tahtadan bir yol yapılır buraya.

Dupnisa’daki gezintimizden sonra yeşilliklerin tadını biraz daha çıkararak bu maceranın da sonuna geldik…

P1050374 P1050380

 

paylaşmaya değer bulduysan eğer...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Share on LinkedIn
Bu yazı İğneada, TÜRKİYE, Yurt İçi kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

El Değmemiş Doğal Güzellik: İğneada için 18 cevap

  1. derya der ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş, fotoğraflar da harika. Çok gitmek istiyordum bu bölgeye ama güzergah 3 yaşında bir çocukla gezmeye pek uygun değilmiş :(

    • hhy der ki:

      Çok teşekkürler. ufaklık biraz daha büyüsün bakalım. iyi eğlenceler :)

    • beste der ki:

      asil 3 yasinda ki bir cocukla gezmek icin uygun bir yer… kisa bir zaman once 4 ve 5 yasindaki 2 cocugumla bu ormanda 6 gece kaldim. muhtesem ve unutulmayacak kadar buyulu bir gezi oldu ben ve cocuklarim icin. butun cocuklar bunu hakediyorlar !!!

    • Üftade der ki:

      Ben Kırklareliliyim ve kendimi bildim bileli devamlı gideriz özellikle piknik yapmak çok güzeldir orada. İki yaşımdayken de kaybolmuşum mesela annemler filan baya aramış beni ama gerçekten Trakya insanından kötülük gelmez demişler ya.. Kaybolduğum zaman başka bir ailenin yanındaymışım meğer onların çocuklarıyla oynuyormuşum eh haliyle bir şey dememiş insanlar da :) Yani diyeceğim o ki güven ile gidebileceğiniz bir yer :)) (Tabi oğlunuz şuan 7 yaşında olmuştur malum…) Belki bir ihtimal hala gitmemişseniz görüp gitmeye karar verirsiniz

  2. Güzide Karasu der ki:

    İğneada mutlaka görülmesi gereken muhteşem bir doğaya ve inanılmaz güzelliklere sahip bir yer. Bugüne kadar berbat edilmemiş olması bile adeta bir mucize. Bölgeye ulaşım imkanlarının kısıtlı olması yüzünden henüz keşfedilmemiş ve bozulmamış sanırım. Çünkü kendi aracı olmayanlar için ulaşım gerçekten çok ciddi bir sorun. Kalacak yer araştırırken internetten bulduğumuz bir turizm firması sayesinde bu sorunu aştık ve harika bir hafta sonu geçirdik.

  3. Hakan Ünlü der ki:

    İğneada’ ya en ideal ulaşım güzergahı Tem’ den Lüleburgaz gişeleri sonrasında Pınar Hisar güzergahını takip edip, Poyralı köyünden sizleri yönlendiren Demirköy ve İğneada tabelasını takip ederseniz çok sorunsuz bir yolculuk yaparsınız. Dağ yolları genişletildi ve son etabı’ da asfaltı yapıldı. Bu güzergahı kullanan kişiler bebekleri ile bile sorunsuz ve sarsıntısız bir yolculuk yapacaklardır.
    Diğer taraftan Haziran – Eylül ayları görmenizi o muhteşem sahillerde yüzmenizi tavsiye ediyorum. Diğer taraftan İğneada Resort Hotel ATV ve veya daha gelişmiş araçlarla Longos turları düzenliyor buna katılırsanız Ekolojik anlamda çok zengin bu doğa harikası yeri görmüş olursunuz.
    18/02/2015

    • hhy der ki:

      teşekkürler verdiğiniz bilgiler için

    • fulya der ki:

      Merhaba konaklama icin de tavsiye alabilir miyiz lutfen: Naturel, butik bir yer arayısındayiz.
      tesekkurler

      • hhy der ki:

        Merhaba,

        Bildiğim kadarıyla o tarz bir butik otel yok etrafta. Biraz lüks birşey için İğneada Resort Hotel var. Onun dışında sanırım basit pansiyonlardan başka bir alternatif yok.

        İyi seyahatler

  4. muhammet der ki:

    bağımsız kamp serbestmi

  5. hasan der ki:

    İğneada’ya 10 senedir yolum düşmemiş. Bu sene olmazsa seneye muhakkak giderim.

  6. ELİF zeynep der ki:

    ben 18 sendir bu iğneadadayım ama böyle güzellikleri olduğunu bilmiyordum…

  7. eda karayel der ki:

    merhaba,

    Verdiğiniz bilgiler harika, biz de aynı otelde kalacağız…
    İğneada’ya giderken hep asfalt, düzgün ve mümkünse virajsız bir yoldan gitmek istiyoruz.
    Hangi yolu tavsiye edersiniz?
    Teşekkürler

    • hhy der ki:

      Teşekkürler. Benim gittiğim tarihlerde yol çalışmaları devam ediyordu. Artık çok büyük ihtimal yol tamamlanmıştır. Dolayısıla en iyi yol İslambeyli-Demirköy üzerinden giden. Birazcık virajlı ama. İyi yolculuklar.

  8. Figen EVREN der ki:

    Merhabalar Bir Trakya kızı olarak ;
    İğneada bizler için ” Trakyanın Bodrumu,Trakyanın İncisi olarak tabir ediliyor.Ben ve eşim 18 yıldır iğneadaya ,gidiyoruz.Muhteşem Istıranca ormanları ile yeşile,eşsiz ve temiz suyu ile mavisine her defasında hayran kalarak dönüyoruz.
    Slovenya yazınıza bayıldım ve görüntüler inanılmaz güzel o ülkeyi görmek istedim .çok güzel bir yazı tebrik ederim.Bundan sonra yazılarınızı takip etmeye devam edeceğim ….

  9. Onder karagol der ki:

    Ben su an adayim dogasi mukemmel denizi harika esnafi guler yuzlu her sey cok dogal mukemel

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>